Blog'a Dön

İfade Alınmadan KYOK Kararı Verilmesi
Admin
|
CMK Bir Suçun İşlendiğini Öğrenen Cumhuriyet Savcısının Görevi Başlıklı Madde 160
(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür
|
Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasının amacı delil toplanmasıdır. İşbu sebeple en önemli delillerden olan ifadenin alınmaması KYOK kararının iptaline sebebiyet vermelidir.
|
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 16.09.2025 T. 2025/8744 E. 2025/15635 K.
...'ın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması için kolluğa müzekkere yazılmasına rağmen bu şahsın şüpheli ifadesi alınmadan sadece ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de dikkate alındığında, ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması sonucu şüpheli ...'ın hukukî durumunun takdir ve tayini ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, şüpheli ... hakkında kamu davası açılması için itirazın kabulü ve soruşturmanın belirtilen diğer hususlarda genişletilmesi yerine, ilgili şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 06.05.2025 T. 2025/1307 E. 2025/6106 K.
"Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merciince, usulsüz şekilde icra takip dosyasını yeniden açan suç tarihinde icra müdür yardımcısı olarak görev yapan Muhammet Demirci ve alacaklı ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, avukat ...'ın eylemi görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesi uyarınca soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği nazara alınarak soruşturma dosyasının bu şüpheli yönünden tefrik edilmesi ve olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 18.01.2021 T. 2018/237 E. 2021/188 K.
"Dosya kapsamında tanık olarak ifadesi alınan ... ...'nun ifadesinde, ...'e vurmaya çalışan kişinin ... isimli kişi olduğunu belirtmesine rağmen, şüpheli ...'in ifadesi alınmadan hakkında karar verildiği,
2- Dosyada ifadesi alınan tanıkların olayın gerçekleştiği mahalleden olması ve olay yerende kalabalık bir grup olduğunu belirtmeleri karşısında, şüphelerin teşhisine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığı,
....Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21/03/2016 tarihli ve 2016/1098 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/01/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 03.11.2017 T. 2017/18831 E. 2017/24042 K.
"Bu kapsamda şüpheliler ve müştekinin ifadesi alınmadan, müştekinin iddiaları kapsamında bir örneği dosya arasında bulunan S. Ç. tarafından müşteki ... yakınlarına 13.000,00 TL teslim edilmesine ilişkin makbuzda isimleri yer alan ...., ..., S. Ç. ile bu ödemeye aracılık ettiği iddia edilen ... Avukatı ...’in bahse konu ödemenin neye ilişkin olduğuna yönelik ifadeleri alınmadan eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararının bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
...30/01/2017 tarih ve 2017/1664 soruşturma, 2017/862 karar numarasıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kurulduğu, bu karara yönelik şikayetçi tarafından yapılan itirazın mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve anılan mercii kararının kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
...Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Şüphelilerin ve şikayetçinin ifadesi alınıp, şikayetçinin iddiaları kapsamında bir örneği dosya arasında bulunan .... tarafından şikayetçi ... yakınlarına 13.000,00 TL teslim edilmesine ilişkin makbuzda isimleri yer alan ...., ..., ...ile bu ödemeye aracılık ettiği iddia edilen avukat....’in bahse konu ödemenin neye ilişkin olduğuna ve olaya ilişkin beyanları tespit edildikten sonra şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 03.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
|
Verilen emsal kararlar gözetildiğinde de anlaşılacağı üzere, ifade alınmadan verilen KYOK kararının hukuka aykırı olduğu aşikardır.