
Maden Kanunu 24/11 Kapsamında İdari Para Cezası
Maden işletme ruhsatı alan pek çok ruhsat sahibi, ruhsatın yürürlüğe girmesinin ardından Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki izinleri tamamlamak için yoğun bir bürokratik süreçle karşı karşıya kalmaktadır. ÇED belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mera vasıf değişikliği, orman izni gibi birbirini izleyen ve birbirine bağımlı idari süreçlerin üç yıl içinde tamamlanması zorunlu tutulmaktadır. Ancak uygulamada bu süreçlerin büyük bölümü ruhsat sahibinin elinde olmayan nedenlerle (yetkili idarenin gecikmesi, ret kararı, bürokratik tıkanıklık vb.) uzamakta ya da tamamlanamamaktadır.
Davalı idare ise bu gecikmenin kaynağından bağımsız olarak, üç yıllık sürenin dolmasıyla birlikte otomatik biçimde yüksek tutarlarda idari para cezası uygulamaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasına dayandırılan bu cezalar, ruhsat sahibinin hiçbir kusurunun bulunmadığı durumlarda dahi kesilmektedir.
Oysa yerleşik yargı içtihadı bu uygulamayı açıkça hukuka aykırı bulmaktadır.
Kanunun Amacı ve Kusur Şartı
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. fıkrasıyla öngörülen yaptırımın amacı, ruhsat sahalarının atıl bırakılmasını önlemek ve madencilik faaliyetinin bir an önce başlamasını teşvik etmektir. Bu amacın doğal bir gereği olarak yaptırımın uygulanabilmesi, ruhsat sahibinin izinleri süresinde alamamasında kusurlu olması koşuluna bağlıdır.
Hangi Durumlarda Ceza Uygulanamaz?
Danıştay ve bölge idare mahkemelerinin yerleşik içtihadı, aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi halinde idari para cezasının hukuka aykırı olduğunu tutarlı biçimde hükme bağlamaktadır:
Ruhsat sahibi Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki izinleri almak için gerekli başvuruları süresi içinde yapmış ve iradesini ortaya koymuşsa; izinlerin alınamamasının nedeni yetkili idarenin ret kararı, bürokratik gecikmeler veya idarenin süreçleri kanunda öngörülen sürede sonuçlandıramamasıysa; ruhsat sahibine atfedilebilecek herhangi bir ihmal, pasiflik ya da gecikme söz konusu değilse idari para cezası uygulanamaz.
Özellikle mera vasıf değişikliği süreçleri bu açıdan son derece kritik bir örüntü oluşturmaktadır. İl Mera Komisyonu'nun ret kararı ya da sürecin uzaması nedeniyle mülkiyet iznini tamamlayamayan ruhsat sahiplerine uygulanan cezalar, yukarıda belirtilen koşulların varlığı halinde yargı tarafından iptal edilmektedir.
Yerleşik Yargı İçtihadı
Danıştay 8. Dairesi ve çeşitli Bölge İdare Mahkemeleri bu konuda son derece istikrarlı bir çizgi oluşturmuştur. Aşağıda tarafımızca takip edilen ve blogumuza yansıttığımız kararlar dahil olmak üzere emsal niteliğindeki yargı kararlarından örnekler aktarılmaktadır.
|
Danıştay 8. Daire, 2021/XXXX E., 2024/XXXX K. "Uyuşmazlıktaki olayların zaman içindeki seyri nazara alındığında; ilgili idarelere süresinde başvuran ve yaptığı başvurular ve girişimlerden, gerekli olan izinleri tamamlayarak bir an önce söz konusu madeni işletmeye başlama iradesine sahip olduğu anlaşılan davacı şirketin, ruhsat sahası içerisindeki mera alanının tahsis amacı değişikliği talebinin ilgili idarece reddi nedeniyle gerekli izinleri alamadığı anlaşılmakta olup, söz konusu izinlerin süresinde davalı idareye tevdi edilememesinde, davacı şirkete atfı kabil bir kusurun bulunmadığı sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı…"
Danıştay 8. Daire, 2021/XXXX E., 2024/XXXX K.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, 2021/XXX E., 2021/XXX K. "Davacı şirketin maden ruhsat sahasında kalan sahada mera tahsis değişikliği yapılması için gerekli başvuru işlemlerini süresi içerisinde yaptığı ve 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin alınması kapsamında iradesini ortaya koyduğu ancak bu konuda karar vermeye yetkili olan Aksaray İl Mera Komisyonunca karar alması sürecinde işletilen gerekli izin ve onay alma süreçlerinin uzaması nedeniyle davacı şirketin gerekli olan izinleri süresi içerisinde alamadığı ve süresi içinde bu izinlerin alınmamasında davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." Bursa 2. İdari Dava Dairesi, 2021/XXX E., 2022/XXX K.
"Davacının, anılan Kanunun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin süresi içerisinde alınıp Genel Müdürlüğe sunamadığından bahisle idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine yönelik idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir."
|
Bu kararların ortak paydası nettir: ruhsat sahibi başvurularını yapmış ve iradesini ortaya koymuşsa, izinlerin tamamlanamamasının nedeni idarenin ret kararı veya bürokratik süreçlerin gecikmesiyse, ceza uygulanamaz.
Yürütmenin Durdurulması: Neden Kritik?
3213 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince, idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı kendiliğinden durdurmamaktadır. Bu durum son derece önemli pratik sonuçlar doğurmaktadır: dava açmak yetmez, aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebinde bulunmak gerekir. Aksi halde dava devam ederken 6183 sayılı Kanun kapsamında icra takibi başlatılabilir, haciz uygulanabilir.
Bu nedenle idari para cezasına karşı açılacak davada yürütmenin durdurulması talebinin mutlaka yer alması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunun hukuki gerekçeleriyle ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.
Somut Değerlendirme: Hangi Koşullar Cezanın İptalini Gerektirir?
Aşağıdaki koşulların tamamının ya da büyük bölümünün bir arada bulunması halinde idari para cezasının iptali için yargı yolu kuvvetle değerlendirilebilir:
Ruhsat sahibi ÇED ve işyeri açma ve çalışma ruhsatını almış ve davalı idareye sunmuştur. Mera vasıf değişikliği, orman izni veya benzeri mülkiyet izni için gerekli başvurular süresi içinde yapılmıştır. İzinlerin tamamlanamamasının nedeni yetkili idarenin ret kararı ya da sürecin gecikmesidir. Ret kararına karşı yargı yoluna başvurulmuş, aktif hukuki mücadele sürdürülmektedir. İdare, ceza uygulamadan önce ruhsat sahibinin kusurlu olup olmadığını araştırmamıştır. Ceza işleminde başvuru yolu, mercii ve süre belirtilmemiştir.
Bu koşullar gerçekleşmişse, Danıştay 8. Dairesi ve bölge idare mahkemelerinin yerleşik içtihadı davacı lehine açık bir hukuki zemin oluşturmaktadır.
Sonuç
Maden işletme ruhsatı sahiplerine uygulanan idari para cezaları, uygulamada otomatik ve kusur araştırması yapılmadan kesilmektedir. Oysa Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yerleşik içtihadı, kusur şartının varlığını tartışmasız biçimde aramaktadır. İzinleri tamamlamak için gerekli her türlü başvuruyu yapmış, ancak yetkili idarenin ret kararı ya da bürokratik gecikmeler nedeniyle bu süreci tamamlayamamış ruhsat sahiplerinin hukuki itiraz yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.
Bu konuda tarafımızca yürütülen davalarda, müvekkilin iradesini ortaya koyduğunun ve izinlerin alınamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığının somut belgelerle mahkemeye sunulması sonucunda cezaların iptal edildiği görülmüştür.