Blog'a Dön
Trafik Kazasında Araç Değer Kaybı ve Sigorta Tahkim Süreci

Trafik Kazasında Araç Değer Kaybı ve Sigorta Tahkim Süreci

Admin

Trafik kazası geçiren araç sahiplerinin büyük çoğunluğu, onarım bedelini sigorta şirketinden alıp süreci kapattığını zanneder. Oysa trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen değer kaybı, onarım bedelinden bağımsız olarak talep edilebilen ve sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında bulunan ayrı bir haktır. Bunun yanı sıra aracın serviste kaldığı süre için de ayrı bir tazminat yolu mevcuttur. Bu yazıda her iki hakkın hukuki dayanağını ve tahkim yoluyla nasıl kullanılabileceğini ele alıyoruz.

Araç Değer Kaybı Nedir, Hukuki Dayanağı Nedir?

Trafik kazası geçiren araç, onarılsa dahi ikinci el piyasasında kaza geçirmemiş emsaline göre daha düşük bir değerle alıcı bulur. İşte bu fark, hukuken tazminat konusu olan değer kaybıdır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nın A.5 maddesi, teminat kapsamını düzenlerken "zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma"yı açıkça teminat içinde saymaktadır. Dolayısıyla değer kaybı sigortanın kapsamı dışında değil, tam aksine teminatın doğrudan konusudur.

Sigorta şirketlerinin değer kaybını ödememe ya da düşük ödeme gerekçesi olarak sıklıkla öne sürdüğü "genel şartlara göre hesaplama" yöntemi ise artık hukuken geçerliliğini yitirmiştir. Anayasa Mahkemesi, 29.12.2022 tarihli 2021/82 E. — 2022/167 K. sayılı kararıyla değer kaybını sınırlandıran düzenlemeleri Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Bu kararın ardından trafik kazası tazminatları münhasıran Sigorta Genel Şartları çerçevesinde değil, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi de bu doğrultuda, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının tüm devam eden davalara uygulanması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Sigorta Şirketleri Neden Ödemiyor?

Uygulamada sigorta şirketlerinin değer kaybını hiç ödemediği ya da eksik ödediği durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Şirketlerin başvurduğu başlıca gerekçeler şunlardır: "usulüne uygun başvuru yapılmamıştır", "değer kaybı genel şartlara göre hesaplanmalıdır", "poliçe limiti aşılmıştır." Bu itirazların tamamı, sigorta tahkim kararlarında ve mahkeme içtihadında tutarlı biçimde reddedilmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir, Nasıl İşler?

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketiyle uyuşmazlığa düşen kişilerin mahkeme yerine başvurabileceği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile kurulmuş bir alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır.

Süreç şu şekilde işler: Öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması zorunludur. Şirketin talebi reddetmesi ya da 15 gün içinde yanıt vermemesi halinde Komisyon'a başvuru hakkı doğar. Başvurudan sonra dosya bir sigorta hakemine atanır; hakem tarafların beyan ve delillerini değerlendirerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırır. Değer kaybı davalarında bilirkişi, aracın kaza tarihinden bir gün önceki piyasa değerini esas alarak değer kaybını tespit eder. Süreç ortalama olarak altı ay içinde sonuçlanır.

Tahkim sürecinin mahkemeye kıyasla en önemli avantajı hızdır. Yargıda yıllara uzayabilen değer kaybı davaları tahkimde çok daha kısa sürede karara bağlanmaktadır. Bunun yanı sıra yargılama giderleri ve vekalet ücreti de karşı tarafa yükletilmektedir.

Bununla birlikte tahkim sürecinin teknik boyutları göz ardı edilmemelidir. Başvuru öncesinde sigorta şirketine usulüne uygun ihtarname gönderilmesi, kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğrafları gibi delillerin eksiksiz sunulması ve bilirkişi raporuna etkin biçimde itiraz edilmesi sürecin seyrini doğrudan etkiler.

Servis Kalma Tazminatı: Çoğu Kişinin Bilmediği Hak

Trafik kazası geçiren araçların serviste bekletildiği süre boyunca kullanılamaması da ayrı bir zarar kalemi oluşturmaktadır. "Araç mahrum kalma tazminatı" ya da "servis kalma tazminatı" olarak adlandırılan bu talep, sigorta tahkim komisyonunun görev alanı dışında kalmaktadır. Bu nedenle söz konusu tazminat için ayrı bir alacak davası açılması gerekmektedir.

Değer kaybı talebinden farklı olarak servis kalma tazminatı davaları daha uzun sürebilir; ancak hükmedilecek tutarın trafik kazasından kaynaklanan toplam tazminat içindeki payı göz ardı edilmeyecek ölçüde olabilir. Sigorta şirketinin değer kaybını hiç ödemediği ya da eksik ödediği durumlarda bu kalem ayrıca değerlendirilmesi gereken bir hak olarak öne çıkmaktadır.

Sonuç

Trafik kazası geçiren araç sahiplerinin büyük çoğunluğu yalnızca onarım bedeliyle yetinmekte; değer kaybı ve servis kalma tazminatı gibi haklarından habersiz kalmaktadır. Oysa sigorta şirketinin hiç ödeme yapmadığı ya da eksik ödeme yaptığı pek çok dosyada tahkim yoluyla müvekkiller lehine karar alınmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ve yerleşik tahkim içtihadı, bu hakların kullanılması önündeki hukuki engelleri büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.

Etiketler